Gül Hastalığı (Rosasea) Nedir? Belirtileri Nedenleri ve Doğal Tedavi Yöntemleri

Nedeni tam olarak bilinmediğinden dolayı kesin bir tedavisi de olmayan “Gül Hastalığı” ciltte kızarıklıklarla ortaya çıkan bir cilt problemidir. Belli bir tedavisi olmasa da semptomları en aza indirebilecek bazı yöntemler uygulanabilmektedir. Peki, “roza hastalığı da denilen gül hastalığı tedavisi için neler uygulanır, belirtileri nelerdir, gül hastalığına ne iyi gelir, bulaşıcı mıdır, doğal tedaviler nelerdir?

Gül Hastalığı Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Gül hastalığı (rosasea) dünyada milyonlarca insanın muzdarip olduğu, genellikle yanaklar, alın ve burunda kızarıklıklarla kendini gösteren kronik bir cilt hastalığıdır. Başlarda yüzde görülen belirtiler daha ileri vakalarda, sırt, karın gibi vücudun çeşitli bölgelerinde de görülebilir ve gül hastalığının belirtileri de hastalığın türüne göre farklılıklar gösterir. Rozasea çeşitleri arasında en sık rastlanılanları şunlardır:

  • Eritematotelenjiektazik rozase: Damar genişlemeleri şeklinde görülür.
  • Fulminas: Ciltte akne benzeri belirtiler görülür.
  • Ödematöz gül hastalığı: Ödem ve kızarıklıklar görülür.

Aşağıdaki belirtileri sıklıkla yaşıyorsanız, rosasea hastalığından şüphelenebilirsiniz:

  • Yanaklar, burun ve alın kısmında kızarıklık ve şişlikler
  • Yüzünüzde yanma veya acı hissi
  • Örümcek ağı benzeri kan damarlarının belirginleşmesi
  • Gözlerde yanma ve acı hissi, ışığa duyarlılık, görmede bozukluk, göz kapaklarında belirgin damarlar
  • İnişli çıkışlı cilt dokusu
  • Özellikle burun derisinde kalınlaşma
  • Geniş cilt gözenekleri

Gül hastalığı her yaşta görülebilir, ancak 30’lu yaşlardan sonra risk daha yüksektir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülse de erkekler için bu hastalığın semptomları daha ağır olabilmektedir. Gül hastalığı bulaşıcı mıdır? Hayır, gül hastalığı kişiden kişiye bulaşan bir hastalık değildir.

Gül Hastalığının Tetikleyicileri:

  • Güneşe aşırı maruz kalma
  • Rüzgar, sıcak hava, soğuk hava
  • Stres
  • Alkol tüketimi
  • Kafeinli içecekler
  • Baharatlı yiyecekler
  • Bazı ilaçlar
  • Kozmetik ürünler
  • Sindirim sistemi hastalıkları

Gül Hastalığı İçin Doğal Tedaviler

Tedavinin ilk aşaması yukarıdaki tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Bununla birlikte kan damarları, kızarıklık ve hastalığın ciltte yarattığı diğer sorunlar için lazer tedavisi uygulanabilir. Tıbbi tedaviler arasında ilaçlar ve kremler de bulunur. Bu tür tedaviler için doktorunuzla görüşmeli ve uygulayacağınız yöntemler hakkında doktorunuza danışmalısınız.

Tedavilerin hiçbiri hastalığı tamamen çözmese de semptomları hafifletir ve hastalıkla başa çıkmanıza yardımcı olur. Gül hastalığının semptomlarını hafifletmek için aşağıdaki doğal yöntemleri uygulayabilirsiniz (tabi öncelikle doktorunuza danışmanızı öneririz.)

👉Yeşil çay: Yeşil çayın iltihap önleyici özelliği vardır. Bu nedenle yeşil çay içeren doğal kremler kullanabilir, buzdolabında soğuttuğunuz yeşil çayı pamuk yardımıyla cildinize uygulayabilir, gün içerisinde 1-2 bardak yeşil çay içebilirsiniz.

👉Esansiyel yağlar: Anti-enflamatuar, antibakteriyel ve sakinleştirici özellikleri olan çeşitli esansiyel yağlar var. Bu yağlar cilt akarlarıyla etkili bir şekilde mücadele edebilir. Gül hastalığı tedavisi için; 1 çorba kaşığı avokado yağı, 1 damla çay ağacı yağı ve 1 damla lavanta yağını bir sprey şişesine koyun ve iyice çalkalayın. Her gece yatmadan önce bu karışımı cildinize uygulayın.

👉Alo vera: Aloe vera, harici olarak uygulandığında detoksifiye ve nemlendirici özelliğe sahip etkili bir bitkidir. Ayrıca faydalı içeriği iltihap ve kızarıklıkların giderilmesine yardımcı olur. Hafif veya orta dereceli gül hastalığından muzdaripsanız, taze aloe vera jelini günde iki kez cildinize uygulayabilirsiniz.

👉Elma sirkesi: Bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı bal ve 1 tatlı kaşığı elma sirkesi karıştırıp içmek, vücudun pH seviyesini dengeleyerek Gül hastalığı belirtilerini hafifletebilir. Ayrıca iltihap ve kızarıklık için topikal olarak da uygulanabilir. 1 bardak suya 2 yemek kaşığı doğal elma sirkesi ekleyin ve karışımı pamuklu bir bez ile 10 dakika kadar uygulayın, ardından ılık suyla durulayın. Bunu haftada 3 kez tekrarlayın.

👉Keten tohumu: Yüksek oranda omega-3 içeren keten tohumu vücuttaki iltihaplanmaya iyi gelmekle birlikte bir çok faydaya sahiptir. Her gün keten tohumu veya yağını  tüketebilirsiniz.

👉Papatya: Cildi rahatlatan ve iyileşmeyi destekleyen temel yağlar ve flavonoidler içeren papatya, aynı zamanda anti bakteriyel, anti alerjik ve anti-enflamatuardır özelliklere sahiptir. Papatyanı iyileştirici özelliklerinden faydalanmanın en iyi yolu , 2 bardak kaynar suya bir avuç kadar papatya ekleyip, demlemek ve buzdolabında soğutup pamuklu bezle cilde kompres yapmaktır. Gül hastalığına iyi gelen bitkiler arasında bulunan papatya, çay olarak tüketildiğinde de oldukça faydalıdır.

👉Zerdeçal: Zerdeçalın etken maddesi olan kurkumin, antienflamatuar, antioksidan ve anti-kanser özelliklere sahiptir. Ek olarak, kurkuminin detoksifikasyon etkisi, cilt hücrelerinin yenilenmesine ve gül hastalığı belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olur. Zerdeçalı beslenmenize ekleyebilir, aynı zamanda topikal olarak uygulayabilirsiniz. Bir çay kaşığı zerdeçal ve 1 yemek kaşığı hindistancevizi yağını karıştırıp bunu cildinize sürün. Yarım saat kadar bekledikten sonra ılık suyla durulayın.

👉Bal: Bal doğanın en güçlü şifalı besinlerinden biridir. Bir çok faydasıyla birlikte antiseptik ve antibakteriyel özelliklere sahiptir. Bir çok cilt problemini iyileştirici etkiye sahip olan bal gül hastalığı için de faydalıdır. Rosasea için bal direkt olarak cilde uygulanabilir. Uygulama sonrası 10 dakika bekleyin ve ılık suyla cildinizi durulayın. Ayrıca zerdeçal ve ham bal karıştırılıp tüketildiğinde de pek çok fayda sağlar.(Kullanacağınız balın mutlaka katkısız ham bal olduğundan emin olun.)

👉Yukarıdaki doğal çözümlerle birlikte beslenmenize de çok dikkat etmelisiniz. Bağırsak bakteri dengesizliği gül hastalığının belirtilerini kötüleştireceğinden bu duruma gerekli hassasiyeti göstermeniz oldukça önemli. Bu nedenle zararlı bağırsak bakterilerini arttıran şekerli ve nişastalı gıdalardan uzak durmalı, bol miktarda lif içeriği yüksek gıda tüketmeli (özellikle yeşil yapraklı sebzeler), narenciye ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmalısınız. Ayrıca gün içerisinde bol bol su içmeye dikkat etmelisiniz.

👉Kronik stres gül hastalığını tetiklediği gibi bir çok hastalığın da tetikleyicisidir. Stresle başa çıkmayı öğrenmek genel sağlığınız için hayati öneme sahiptir. Stres yönetiminin en etkili yolları arasında yoga, doğru nefes egzersizleri, sakinleştirici müzik, aromaterapi ve meditasyon sıralanabilir. Stresten arınmaya yardımcı olabilecek bu yöntemlerle gül hastalığı semptomlarından kurtulabilir, daha iyi bir genel sağlığa sahip olabilirsiniz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!

8 Yorum

  1. Gül hastalığı lisedeyken bir arkadaşımda vardı ama sonra kimsede rastlamadım. Ben onun genetik olduğunu düşünüyordum, demek ki her yaştan herkeste olabiliyormuş. Her zamanki gibi doğal çözümlerin harika.

    1. Her yaşta görülebiliyor, ancak tanı konulanların çoğu 30-50 yaş aralığında (Dünya genelinde). Sebebi genetik de olabilir başka şeyler de. Henüz neden(ler) tespit edilmiş değil.
      Ziyaret ve yorum içi çok teşekkür ederim.

    1. Zor bir hastalık ve kesin tedavisinin olmaması da bu hastalıktan muzdarip olanlar için büyük sıkıntı. Doğal yöntemlerle gül hastalığı belirtileri ve verdiği rahatsızlık kontrol altına alınabilir. Umarım en kısa zamanda kesin tedavisi de bulunur.

  2. Gül hastalığını ilk kez duyuyorum ama bazı insanlarda bu tarz lekeler gördüm. Doğal tedavi yöntemleri gül hastalığına sahip kişilere çok yardımcı olacaktır ☺️

  3. Gül hastalığı bir ara benim yüzümde vardı. Çok küçük bir lekeydi ama yine de sinir bozuyordu. Cildiye doktoru yakarak tedavi etti. Bir daha da çıkmadı. Bu yöntemlerin etkili olduğunu bilseydim o zaman onları uygulardım. Yine bilgilendik sayenizde iyi ki varsınız. 🙂

YORUM YAP!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer Yayınlar

Başa dön tuşu
Kapalı