Umutlar Yeşersin Geleceğe, Doğa Bilinciyle…

Büyük Blog Yazarları Birliği‘nin başlatmış olduğu “Umutlar Yeşersin Geleceğe” başlığı ve “Doğa İçin Yaz, Doğa Bizim” sloganıyla yola çıktık…

 

Umutlar Yeşersin Geleceğe, Doğa Bilinci İle
Umutlar Yeşersin Geleceğe

Bugün tüm dünya corona virüsü ile mücadele ederken; hayvanlara, bitkilere ve genel olarak tüm doğaya en büyük zararı veren en tehlikeli virüsün “modern insan” olduğu gerçeğini kim inkar edebilir ki… Evet, insan! Doğayı kirleten, hayvanları katleden, şehirlerini inşa ederken diğer türleri yok sayıp yaşam alanlarını işgal eden bencil insan…

İnsan nüfusu öylesine kontrolsüzce ve hızla büyüyor ki, bu büyümeyi destekleyebilecek kaynaklar da hızla tükenmeye başladı. Aslında tabiat ana herkese yeter yetmesine de, insanoğlunun doymak bilmez hırsı ve duyarsız eylemleri nedeniyle, hayvan ve bitkiler son 60 milyon yılda olduğundan 1000 kat daha hızlı yok olmaya başladı ve bilim insanlarına göre, 21. yüzyıl boyunca her gün ortalama 100 türün nesli tükenecek. Türler tükendikçe hayatta kalmak için ihtiyacımız olan kaynaklar da elbet bir noktada tükenecek…

Dünya tarihinde, tüm canlı türlerinin % 65 ila 96’sının yok olmasına neden olan 5 kitlesel yok oluş evresi yaşanmıştır. Son birkaç yüzyıldır insan müdahalesi atmosferde ve dolayısıyla eko-sistemde dengesizlikler yaratarak, muhtemelen yaşanacak olan 6. kitlesel yok oluş sürecini hızlandırdı. Bitki ve hayvan türleri hızla yok olurken, bu zincirin bir parçası olan insan ırkı da yeryüzünden silinmekle karşı karşıya. Üstelik, bunun yegane sorumlusu da insanın ta kendisi… Tüm yaşam, en küçük ve en önemsiz görünen parçasına kadar birbirine bağlı bir zincir gibidir. Herhangi bir müdahalenin bu zincir üzerinde elbette yankıları olur. İnsanların, yaşamın kaynağı olan doğaya müdahalesi birçok komplikasyona neden oldu, olmaya devam ediyor… Doğayı ziyadesiyle rahatsız ettik!

Gelecek İçin Umut Ek; Umutlar Yeşersin Geleceğe

Umutlar Yeşersin Geleceğe,Doğa Bilinciyle
Umutlar Yeşersin Geleceğe, Doğa Bilinci ile
Yaşanan hava kirliliği, büyük orman yangınları ve daha nice felaketler nedeniyle ekolojik sorunlar ve doğa bilinci tüm dünyanın gündeminde olması gereken birincil konudur. Bu anlamda hem bireysel hem de toplumsal olarak ciddi bir değişime, dönüşüme ihtiyacımız olduğu açık…

 

Bir yandan “umutlar yeşersin geleceğe” diyen sessiz çığlıklar yükselirken, öte yandan Dünya’nın havası, toprağı ve suyu kirleniyor, türler ölüyor ve küresel ısınma ile birlikte iklim değişmeye devam ediyor. Bu nedenle, hepimiz bir an önce doğal yaşamın farkında olmak ve dünyamıza, doğaya zarar vermeyen seçimler yapmak zorundayız. Bunun için kollektif bilincin gelişmesini beklemeye de gerek yok; her birimiz bireysel olarak elimizden geleni yapmalıyız. Tükettiğimiz besinler, satın aldığımız ürünler ve yaşam tarzımız. Bunların tümü bir seçim. Peki, doğayı korumaya, kötüye giden gidişatı tersine çevirmeye yardımcı olacak bireysel ve toplumsal bazda ne gibi adımlar atılmalı, ne tür seçimler yapılmalı?

    • Her şeyden önce, günlük alışkanlıklarımızı (küçük şeyleri bile) değiştirerek, büyük bir fark yaratabiliriz. Mesela, yaşamımızda sıklıkla kullandığımız plastikten kurtulmakla veya en azından kullanımını mümkün olduğunca azaltmakla işe başlayabiliriz. Plastik yerine kullanılabilecek doğaya zarar vermeyen pek çok alternatif var. Ne satın aldığımız ve nereden aldığımız konusunda daha bilinçli olmalıyız. Çevre dostu ürünleri destekleyerek, firmaların ürünlerini sürdürülebilir seçenekler olarak üretmelerini teşvik edebiliriz.
    • Minimum atık için makul miktarda gıda almaya çalışmalı ve özellikle et tüketimini azaltmalıyız. Et tüketimi, sebze ve tahıl tüketiminden yaklaşık 40 kat daha fazla sera gazı emisyonuna neden olur ve küresel biyo-çeşitlilik kaybının neredeyse % 60’ından sorumludur. Ayrıca, bugün, orman kaybının en büyük nedenlerinden biri, hayvancılık için tarım arazilerinin genişletilmesidir.
    • Atıklarınızı geri dönüştürün. Geri dönüşüm doğa ve çevre bilincinin önemli bir parçasıdır.
    • Sentetik yerine doğal elyaf içeren kıyafetler ve ürünler seçerek çevre dostu yaşamı teşvik edebiliriz.
    • İkinci el alışverişleri yapmak doğal kaynakların gereksiz tüketimini önlemenin bir diğer yoludur.
    • Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların kullanımından kaçınmalıyız. Rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji gibi enerji türleri doğada hiçbir olumsuz etki bırakmaz ve çevre dostu bir şekilde çalışırlar. Bu tür alternatif enerji kaynaklarının yaygınlaşması için çalışan gruplara destek vererek doğa için, gelecek için umutlar yeşersin geleceğe diyerek, verilen mücadeleyi sahiplenmeliyiz.
    • Evde mümkün olduğunca enerji tasarrufu yapmalıyız.
    • Evlerimiz için çevre dostu yapı malzemeleri tercih etmeliyiz; gelişmiş ülkeler asbest, kurşun bazlı boya, kurşun borular ve diğer zararlı yapı malzemelerinin kullanımına sınırlama getirmiş, bazıları ise bu tür malzemelerin kullanımını tamamen bırakmıştır. Bunun yerine ahşap, taş, tuğla, bakır ve diğer zararsız malzemelere yönelmişlerdir. Böyle bir çevre bilinci geleceğe dair umutların yeşermesi için oldukça değerlidir.
    • Mutlaka ağaç dikmeliyiz; ağaçlar besin ve oksijen sağlar. Enerji tasarrufuna, havayı temizlemeye ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yardımcı olurlar.
    • Soluduğumuz havanın ve atmosferin sağlıklı olması için havaya zararlı gazlar salan arabalar yerine bisiklet kullanmak, yürümek veya bunun mümkün olmadığı durumlarda toplu taşıma araçlarını kullanmak büyük fark yaratır.
    • Kağıt kullanımını sınırlamak da doğa için son derece önemli. Kağıt demek daha fazla ağaç kesimi ve daha fazla su israfı demek. Bu durum doğal yaşam alanları için tehlike sinyali anlamına gelir.
    • Arkadaşlarınızla, komşularınızla ve ulaşabildiğiniz herkesle konuşun ve onların da doğayı korumak ve geleceğe dair umutları yeşertmek adına yaşamlarında olumlu değişiklikler yapmalarını sağlayın.
    • Hayvanları doğal yaşamlarından koparan hayvanat bahçelerini, hayvan sirklerini protesto edin ve bu tür yerlere gitmeyi bırakın.
    • Siyasi liderler çoğunlukla aciliyet konusunda yeterince hızlı hareket etme eğiliminde olmaz. Bu anlamda, iklim krizinin kamusal öncelik olduğu konusunda sesimizi yükseltmeli, kaygılarımızı daha fazla dillendirmeliyiz. Sosyal medyanın gücünden de faydalanmalıyız. Daha fazla insan daha gür ses! Öyleyse, dünyamızın geleceğini olumlu yönde değiştirmek için “umutlar yeşersin geleceğe, doğa bilinciyle” diyerek sesimizi yükseltmeye devam edelim…

Umutlar Yeşersin Geleceğe-Doğa BizimSahip olduğumuz her şey doğa ananın bize bir emaneti. Hayatımızı en iyi biçimde yaşayabilmemiz için bize emanet edileni koruyup kollamak ise bizim sorumluluğumuz. Şimdiye kadar ne yazık ki sorumsuzca davrandık. Bu sorumsuzluğun bedeli ise doğanın gazabı! Hala geç değil; ancak, yarını beklersek geç olabilir!

Doğayı korumak sadece basit bir görev değil, aslında tüm yaşamımız buna bağlı; her şey bir sonraki karar ve eylemlerimize bağlı. Her zaman umursamayan insanlar olacaktır, ancak birilerinin bilinçli davranışları bir noktada mutlaka küresel olarak büyük önem kazanacak. Tabiat ana şefkatli ve cömert olduğu kadar, aynı zamanda acımasız, affı olmayan devasa bir güçtür. Onunla hareket etmeyi öğrenir ve onu koruyup iyileştirmek için adımlar atarsak, belki de verdiğimiz hasarı telafi edebilir, ikinci bir şansı hak edebiliriz. Harekete geçelim ve umut edelim; umutlar yeşersin geleceğe!

12 Yorum

  1. Farkındalık arttırıcı , yol gösterici değerli tavsiyeler için teşekkür ederim. Yazınızı özümseyerek okudum, umarım umutlar yeşerir geleceğe…

    1. Değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim. Umarım kötü tablo tersine çevrilebilir. Yoksa, gelecek pek aydınlık görünmüyor. Umutlar yeşersin geleceğe şiarına sıkı sıkıya sarılmalı, bir an önce bir şeyler yapmalıyız…

  2. İnsanların doğaya verdiği zararlara ait yazdığın verileri okurken insanlık adına utanıyorum, doğaya karşı bu kadar vefasız oluşumuza da üzülüyorum. Öte yandan da umutlar yeşersin geleceğe diyerek bilinçli yetişen yeni nesillerden ve bu konuda farkındalığı yüksek insanlardan da umutluyum. Umarım gelecekte doğa ile insan el ele, omuz omuza olur. Teşekkürler, çok güzel bir yazıydı gerçekten.

    1. Yazıyı beğenmiş olmana sevindim Duo 🙂 Dediğin gibi, bilinçli yetişen nesil umut vaadediyor. Umarım atalarının doğaya verdiği zararı telafi edebilirler.

  3. Bence dünyanın kaynakları haydi haydi yeter. Algı yaratılıyor. Yok insanlığa yetmez falan. Kaynakları belli ülkelere aktarırsan yetmez tabi.

    1. İşin politik boyutu bir yana (o iş zaten arap saçına dönmüş durumda), doğanın küllerinden yeniden doğmak için kendini yakma aşamasına geçtiği gerçeğini görmezden gelemeyiz. Evet, dünyanın bize daha sunacağı sonsuz nimetler olabilirdi ama ona öylesine hor davrandık, öylesine yıprattık ki, kaynakları artık tükenmeye başladı. Zaten kıt olan kaynaklar hala hunharca sömürülüyor ve sadece “birileri” faydalanıyor… O birileri sence bu gidişin sonunu bilmiyorlar mı? Bence biliyorlar ve muhtemelen kendileri için önlemler de almışlardır. Madem komplo teorileri üzerinden gidiyoruz, öyleyse bu malum şahıslar sonun yaklaştığını bildiklerinden, bu kadar umursamazlar. Belki bir yerlerde o gün için onları bekleyen bir uzay mekiği, belki bir gemi (Nuh’un gemisi 🙂 ), belki her türlü felakete hazırlıklı sığınaklar, belki de çoktan yerleşmeye başladıkları başka bir gezegen vardır. Sonuçta biz burada olacağız, tam yangının merkezinde. Belki topyekün cesaretimizi toplayıp bu gidişe bir dur demek için ayağa kalkmayı dener, sesimizi yükseltirsek bir şeyler değişir sevgili Cem 🙂 Enseyi karartmayalım!

  4. Umutlar yeşersin geleceğe etkinliğine bir keyifli paylaşım da sizden geldi ve çok güzel oldu diye düşünüyorum. Gayet açıklayıcı ve bilgi verici bir yazı olmuş. Evet, canlı türleri hızla yok oluyor maalesef ve insan zannediyor ki bu canlı türlerinin arasında kendisi yok ve hiç olmayacak. Ama böyle değil tabii ki. İnsan kendi sonunu hızlandırıyor eylemleriyle. Farkındalık yaratmak açısından çok etkileyici bir paylaşım yapmışsınız. Keyifle okudum teşekkürler. 🙂

    1. Vakit ayırıp okuduğunuz ve değerli yorumunuzla katkı sağladığınız için ben teşekkür ederim 🙂 Dediğiniz gibi, insan kendini doğadan bağımsız ve hatta üstün görüp türünün tükenmeyeceğini sanıyor. Bu yanılgı değil mi zaten hatalarının sebebi? Ne büyük bir talihsizlik…

      1. Maalesef insan böyle düşünüyor. Ve umarım kısa sürede aklı başına gelir insanoğlunun. Yoksa uzun veya kısa vadede çok büyük sorunlar kapıda. En basitinden son dönemde patlayan virüs vakası bile insanın bilinçsizliği sayesinde daha çok yayıldı. Bu arada bize yaptığınız yorum gerçekten etkileyici oldu. Portakal yağının antibakteriyel etkisini bilmiyordum. Yoruma verdiğim cevapta da belirttim ama burada da söyleyeyim. Acaba diyorum antibakteriyel etkisi olan ürünler konusunda bir yazı kaleme alsanız nasıl olur. 🙂 Ben öğrenmek isterim mesela özellikle şu zamanda çok faydalı olacağı kanaatindeyim. Sirkeyi biliyorum bir tek ama illa vardır başka ürünler de. Zira dediğiniz üzere kolonya dezenfektan bulmak mümkün olmuyor. İstek şarkı gibi ben de istek blog paylaşımı talebinde bulunayım size. 🙂

        1. Yorum bildiriminiz tam da ev yapımı dezenfektanlar üzerine yazmaya başladığım sırada geldi 🙂 En geç yarına kadar yazmış olurum. Teşekkür ederim ilginiz için. Sevgilerimle 🙂

  5. Umutlar yeşersin geleceğe adlı yazınıza inanın o kadar çok yazacak kelime mevcut ki hangisinden başlasam bilemiyorum. Bugün ülkeler ellerinde ki petrol satabilmek için çevre dostu yakıtlara geçmediğine mi yanarsın.Gereksiz nükleer denemeler yapmalarına mı yoksa her yerin beton yığını haline gelmesine mi yoksa biyolojik ve zararlı atıkları maliyetleri yüksek diye arıtmadan başka ülkelerin topraklarına sularına bırakmalarına mı? Ama yinede biz kendi umutlarımızı yeşertmeliyiz çok güzel maddeler saymışsınız gereksiz kağıt kullanmayalım gereksiz bireysel araç kullanmayalım çöplerimizi doğaya değil çöplere atalım .daha kullanılabilir eşyalarımızı sırf sıkıldığımız için atmayalım çöplere ihtiyaç sahiplerine verelim ya da kullanmaya devam edelim.Kitlesel yokuş evrelerini bireysel olarak geçiktirmek için elimizden geleni yapalım. Corona virüs ile ilgilide umarım biran önce bir çare yolu bulunur bu güzel yazınız ve farkındalığınız için çok teşekkürler doğa bilinciyle umutlarımız yeşersin geleceğe saygılar.

    1. Katma değer yorumunuz ve güzel temennileriniz için ben teşekkür ederim. Farkındalığa bir nebze katkım olabilirse ne mutlu bana. Umuyorum insanlar doğaya dört elle sarılır ve onunla bir bütün olduğunun bilincine vararak hareket etmeyi öğrenir.
      Sevgiyle kalın 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı