Uyku Hakkında Bilinen Yanlışlar vs Doğrular

Uzun süre uykusuz kalmak sanıldığından daha büyük sağlık problemlerine neden olabilir; zayıf bağışıklık, obezite, kalp hastalıkları (ve hatta ani kalp krizi) gibi bir çok olumsuzluğu doğurabilir. Bundan dolayı uyku, yaşamımızın en  önemli evresini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, uyku hakkında efsaneleşmiş ve yanlış bilinen bazı durumlar da mevcut.

İşte, uykuyla ilgili doğru zannedilen fakat eksik ya da yanlış bilinenler;

1. Eksik: Bütün yetişkinlerin günde 7-8 saat uyumaları gerekir

“Kaç saat uyumalıyım?” sorusu bir çok kişi tarafından sorulan ve merak edilen bir konudur. Cevabı ise sorunun kendisinden daha karmaşık olabilir.

Evet, yetişkinler günde ortalama 7-8 saat kadar uyumalıdır ama bu sadece bir ortalamadır. Oysa sayı cetveline yerleştirilmiş 7-8 değerinin, hem solunda hem de sağında büyük bir değişkenlik yatar. Aslında ne kadar uyumamız gerektiği, yaşımıza, günlük yaşamda neler yaptığımıza, ne kadar efor harcadığımıza göre değişir. Kimi insan günlük 4 saatlik uyku ile oldukça dinç ve dinlenmiş olurken, kimi de 10 saat uyumadan günün geri kalanının tamamını ayakta geçiremeyecek kadar bitkin hisseder.

Bu açıdan bakıldığında, standart bir uyku süresinin olmadığını söyleyebiliriz. Önemli olan varsayılan ortalama uyku süresinden ziyade, kendimiz için uygun olan ideal uyku süresini belirleyebilmemizdir.

Eksik: Uykusuz kaldığımız günleri sonraki günler telafi etmeliyiz.

Kayıp uykularımızı sonraki gecelerde saati saatine telafi etmeye ihtiyacımız yok. Bu konuda verilebilecek en iyi tavsiye, uyuyamadığımız saatlerin üçte biri kadarının telafi edilmesi şeklinde olacaktır. Daha fazlasını denemek için yatağa uykumuz gelmeden önce girmek, uyumak için harcanacak çaba ile daha fazla uykusuzluk problemleri doğabilir.

Yani uyku uyanıklık ritmi bozulabilir. İşleri düzenlemek isterken, uykusuz gecelerin çoğalması ile kendimizi daha kötü bir durumda bulabiliriz.

Yanlış: Kaliteli uyku alabilmemiz için deliksiz uyumamız gerekir.

Uykunun kaliteli ya da kalitesiz oluşunu, uyku sırasında uyanıp uyanmamak değil, bütün uyku evrelerinin yeterli düzeyde yaşanıp yaşanmaması belirler.

Sabah uyandığınızda kendinizi yenilenmiş ve güne hazır hissediyorsanız, bütün uyku evrelerinden başarıyla geçmiş ve gece boyu kaliteli uykunun sahibi olmuşsunuz demektir. Ama bunu başaramadıysanız, gece hiç uyanmamış olsanız bile sabah üzerinizde geceden kalma yorgunluklar olacaktır.

Yanlış: Gece ilerledikçe uykumuz daha derinleşir.

Aslında durum pek böyle değil. Uyku, hafif ve derin safhaları ardı ardına sıralayarak ilerleyen bir döngüdür. Bedeni en iyi dinlendiren evre, uykuya daldıktan sonraki ilk kısa periyotlardır. Bazı zamanlar bir-iki saatlik uykunun ardından kendimizi tümüyle yenilenmiş ve zinde hissetmemizin nedeni budur.

Yanlış: Geceleri iyi uyuyabilmek için gündüzleri çok yorulmalıyız.

Sanılanın tam aksine, fiziksel yorgunluk uykuya geçişi zorlaştırır. Ağır ev işleri ya da geç saatte yapılan egzersizlerin vücutta yarattığı yorgunluk uyumamızı zorlaştıracaktır. O yüzden fiziksel olarak fazla efor sarfettirecek aktiviteler uyumadan en az 4-5 saat önce tamamlanmalıdır.

Yanlış: Uyku problemleri, bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisidir.

Pek değildir. Uyku bozukluğu çok yaygındır. Herkesin, hayatının bir döneminde mutlaka uyku ile bir sıkıntısı olmuştur. Bu problemlerin çoğu geçicidir ve bir kez çözüldükten sonra kendileriyle bir daha sık sık karşılaşılmaz.

Günümüzde her on insandan birinde devam eden uyku bozuklukları mevcut; bunların bir kısmı herhangi bir yardım arayana kadar 20-30 yıl boyunca bu sorunlarla boğuşmaya çalışıyorlar. Halbuki tıp dünyası en ısrarcı uyku problemlerini bile çözebilecek ilaç dışı yöntemlere sahip. Sonuca gelecek olursak; bir şeylerin yolunda gitmemesi uyku problemlerinin sebebi değildir, ama sonucu olabilir.

Ayrıca okuyun: Uyku Felci Hakkında Bilmeniz Gereken 8 Bilgi

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı