Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) Nedir? Semptomları ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) nedir? Stres çoğumuzun hayatında zaman zaman yer almış bir olgudur. Sürdürmekte olduğumuz hayat mücadelesi gereği hepimiz olumsuzluklarla karşılaşıyor ve onlarla mücadele etmek durumunda kalıyoruz. Bununla beraber, her bireyin yaşanan olumlu veya olumsuz olaya vereceği tepki değişiklik gösterecektir fakat bazı olaylar var ki, bunlar gündelik hayatımızı sürdürürken yaşadığımız stresten çok daha farklı boyutta, dolayısıyla bu durumlar bireylerde olumsuz etkilerini gösterecektir.

Örneğin; terörist saldırısına uğramak, bir ebeveynini veya çocuğunu kaybetmek, tecavüze uğramak gibi durumlar bireyde bir travma yaratabilir. Yaşanan bu gibi istenmeyen olaylar sonucunda da kimi bireylerin çok etkilenmesi ve ‘travma sonrası stres bozukluğu (PTSD)‘ yaşaması oldukça muhtemeldir.

Peki nedir bu ‘PTSD’? Hangi durumlarda yaşanması muhtemel bir bozukluktur? Semptomları ve tedavi yöntemleri nelerdir? Bu gibi sorular bu metinde cevaplamayı hedeflediğimiz başlıca sorular. Öyleyse ‘travma sonrası stres bozukluğunun’ ne olduğunu açıklayarak başlayalım…

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

American Psychiatric Association (APA)’da yer alan tanıma göre, travma sonrası stres bozukluğu doğal afet, ciddi bir kaza, terör eylemi, savaş / mücadele veya tecavüz gibi travmatik bir olay yaşamış veya tanık olmuş yahut ölümle tehdit edilmiş kişilerde ortaya çıkabilen psikiyatrik bir bozukluktur. cinsel şiddet veya ciddi yaralanmalarda da bu tarz vakalarla karşılaşılması oldukça muhtemeldir.

PTSD, geçmişte, Birinci Dünya Savaşı döneminde “kabuk şoku” diye anılırken, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise “yorgunlukla mücadele” şeklinde bir isim aldı, ancak  biz bugün biliyoruz ki travma sonrası stres bozukluğu sadece gazilere özgü bir bozukluk değildir. PTSD tüm insanlarda, herhangi bir etnik köken, milliyet veya kültürde ve her yaşta ortaya çıkabilir. PTSD, her yıl ABD’li yetişkinlerin yaklaşık yüzde 3,5’ini etkilemektedir ve tahmini 11 kişiden birine yaşamları boyunca PTSD teşhisi konacaktır.

Bananno ve arkadaşlarının 2006 yılında yaptığı araştırmaya göre, travma yaşamış kişilerin çoğu PTSD’ye yakalanmadan geçiriyor bu süreci. Amerika’da gerçekleştirilen bir ankete göre ise, insanların yaklaşık  %60’ı tarvma geçirmekte fakat travma yaşamış erkeklerin yalnızca  %8’i PTSD yaşarken, kadınlarda ise bu oran %20’ye çıkmakta.

Kadınların erkeklere oranla daha sık PTSD’ye yakalandığı APA’nın raporlarında da görülmekte. Yine APA’nın verilerine göre, üç etnik grup  – ABD Latinleri, Afrikalı Amerikalılar ve Amerika Yerlileri -PTSD’den orantısız bir şekilde etkileniyor ve bu etnik gruplar Latin olmayan beyazlara göre daha yüksek PTSD oranlarına sahip. Peki bazı etnik gruplardan insanaların PTSD yaşama oranları azken bazı etnik grupların fazla?

Stein ve arkadaşları 2002 yılında savaş gazisi ikiz kardeşler üzerinde yaptıkları araştırmada , travma sonrası stres bozukluğunun genetik karakteristikle alakalı olduğunu keşfetti. Breslau ve arkadaşları 17 yaşındaki çocukları çalışma grubu seçerek yaptıkları çalışmada, PTSD yaşayan kişilerin daha öncesinde ‘anksiyete’ yada ‘dürtüsel saldırganlık’ gibi psikolojik bir rahatsızlık geçirmiş olduklarını saptadı. Bu bağlamda travma sonrası stres bozukluğu kişisel ve mental karakteristikle de alakalıdır.

PTSD’lu kişiler, travmatik olayın sona ermesinden çok sonra uzun süren deneyimleriyle ilgili yoğun, rahatsız edici düşünce ve duygulara sahiptir. Olayı geri dönüşler veya kabuslar yoluyla yeniden yaşamaları muhtemeldir; üzüntü duyup ve öfke hissedebilirler. Bununla beraber, diğer insanlardan kopuk veya yabancılaşmış hissedebilirler. PTSD’si olan bireyler, kendilerine  yaşadıkları travmatik olayı hatırlatan durumlardan kaçınabilir  ve yüksek ses yahut yanlışlıkla dokunma gibi sıradan bir şeye karşı güçlü olumsuz tepkiler verebilirler.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Semptomları

APA’nın yayımlamış olduğu raporlara göre travma sonrası stres bozukluğunun genel anlamda dört farklı semptomu bulunmakta fakat semptomlar kişiden kişiye göre değişecek ve çeşitlenecektir. Bu bağlamda APA verilerine göre, dört farklı semptom şu şekildedir:

1. ​İstemsiz Geri Dönüşler​

Tekrarlanmakta olan istemsiz anılar ve müdahaleci düşünceler; üzücü rüyalar; veya travmatik olayın geri dönüşleri yaşanır. Geri dönüşler oldukça canlı ve gerçekçi olabilir, hatta insanlar travmatik deneyimi yeniden yaşadıklarını veya gözlerinin önünde gördüklerini  hissedebilirler.

2. Kaçınma

Travmatik olayı hatırlatmaktan kaçınmak, üzücü anıları tetikleyebilecek insanlardan, yerlerden, aktivitelerden, nesnelerden ve durumlardan kaçınmayı içerebilir. İnsanlar travmatik olayı hatırlamaktan veya düşünmekten kaçınmaya çalışabilirler. Olanlar hakkında nasıl hissettikleri hakkında konuşmaya direnebilirler.

3.  Biliş ve Ruh Halindeki Değişimler

Travmatik olayın önemli yönlerini hatırlayamama, kendisi veya başkaları hakkında süregelen ve çarpıtılmış inançlara yol açan olumsuz düşünceler ve duygular (örneğin, “Ben kötüyüm”, “Kimseye güvenilemez”) kendini veya başkasını yanlış bir şekilde suçlamaya yol açan olayın nedeni veya sonuçları hakkında çarpık düşünceler; devam eden korku, öfke, suçluluk veya utanç; daha önce zevk alınan faaliyetlere çok daha az ilgi; başkalarından kopuk veya yabancılaşma hissi; veya pozitif duyguları deneyimleyememe (mutluluk veya tatmin eksikliği) muhtemel semptomlar arasındadır.

4. Uyarılma ve Tepkisellikte Değişimler 

Uyarılma ve tepkisel semptomlar arasında huzursuz olma ve öfkeli patlamalar olabilir, dikkatsizce veya kendine zarar verecek şekilde davranmak, şüpheli bir şekilde çevresindekilere aşırı derecede dikkat etmek, kolayca ürkme veya konsantre olma yahut uyuma sorunları diğer semptomlar arasındadır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Travma yaşayan herkesin PTSD geliştirmediğini daha önceden vurgulamıştık, PTSD geliştiren herkesin psikiyatrik tedavi alması gerekmediğini de belirtmek önemlidir. Bazı insanlar için, PTSD semptomları zamanla azalır veya kaybolur. Diğerleri, destek sistemleri (aile, arkadaşlar veya din adamları) yardımıyla iyileşir.

Ancak PTSD’si olan birçok kişi, yoğun olabilecek psikolojik sıkıntıdan kurtulmak için profesyonel tedaviye ihtiyaç duyar. Travmanın ciddi sıkıntılara yol açabileceğini unutmamak önemlidir. Bu sıkıntı bireyin hatası değildir ve PTSD tedavi edilebilir. Kişi ne kadar erken tedavi görürse iyileşme şansı o kadar artar. Bu bağlamda uygulanan tedavi yöntemlerinden birkaç tanesini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Bilişsel Terapi​​

Travma nedeniyle bireye acı vermekte olan olumsuz duyguları (utanç, suçluluk) ve inançları (“başarısız oldum”; “dünya tehlikeli” gibi) değiştirmeye odaklanır. Terapistler, kişinin bu tür üzücü anılar ve duygularla yüzleşmesine yardımcı olur.

  • Uzun Süreli Maruz Kalma Terapisi

Bir kişinin korku ve sıkıntıyla yüzleşmesine ve kontrolünü ele geçirmesine ve başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olmak için, travmanın tekrarlanan, ayrıntılı tahayyülünü veya semptom “tetikleyicilerine” güvenli, kontrollü bir şekilde aşamalı maruziyetleri kullanır. Örneğin, sanal gerçeklik programları, PTSD’li savaş gazilerinin savaş alanını kontrollü ve tedavi edici bir şekilde yeniden deneyimlemelerine yardımcı olmak için kullanılmaktadır.

  • Grup Terapisi

Grup terapisi, benzer travmatik olaylardan kurtulanları deneyimlerini ve tepkilerini rahat ve yargılayıcı olmayan bir ortamda paylaşmaya teşvik eder. Grup üyeleri, birçok insanın aynı şekilde tepki vereceğini ve aynı duyguları hissediyor olduklarının farkına varmalarına yardımcı olur. Bu bağlamda aile terapisi de iş görebilir çünkü PTSD’li kişinin davranışı ve sıkıntısı tüm aileyi etkileyebilir.

Ayrıca okuyun⇓

Yorumlar

  1. Travmatik olaylar her an herkesin başına gelebilir, o yüzden bu konuda duyarlı olmak gerekir. Travma sonrası stres bozukluğu neredeyse kaçınılmaz, profesyonel destek ve yakınlardan alınan psikolojik destekler çok önemli. Bu sadece kendimiz için değil, travmaya maruz kalmış başka kişiler için de aynı hassasiyete sahip olunması gereken bir durum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu