Şeker ve Depresyon İlişkisi: Aşırı Şeker Tüketimi Depresyonu mu Tetikliyor?

Obeziteden kansere kadar sağlık sorunlarına yol açan rafine şekerin, aynı zamanda depresyon ve duygudurum bozukluklarına da neden olduğu çeşitli araştırmalarla ortaya çıkmıştır. İşlenmiş hazır gıdaların çoğunda rafine şeker bulunurken, meyveler, sebzeler, tahıllar ve diğer kompleks karbonhidratlar doğal ve sağlıklı şeker içerir. Sağlıksız olan yerine doğal ve sağlıklı olanı tüketmek beyin sağlığıyla birlikte tüm genel sağlığı korur ve geliştirir.

Peki şeker ve depresyon arasında nasıl bir bağlantı var, şeker beyni nasıl etkiler, depresyona neden olur mu? İşte detaylar…

Şeker ve Depresyon İlişkisi

2015 yılında yapılan bir araştırmada, şeker gibi rafine karbonhidratların tüketiminin, özellikle postmenopozal kadınlarda depresyon için ciddi bir risk yaratabileceği görülmüştür. Benzer çalışmalar erkekler üzerinde de uygulanmış ve daha ciddi depresyon belirtilerine rastlanmıştır. Yüksek oranda rafine karbonhidratlar (şeker, beyaz ekmek, makarna, beyaz pirinç, asitli içecekler vs.) kan şekerini hızla yükseltir. Bu ani değişimi dengelemek için hormonal tepkiler devreye girer. Hormonların aşırı aktivitesi ise ruh hali üzerinde değişikliklere neden olur (yorgunluk, halsizlik, mutsuzluk gibi).

Şeker depresyona neden olur mu?

Şeker Serotonin Çöküşüne Neden Olur

Serotonin sinir hücreleri tarafından üretilen bir kimyasaldır ve vücudun üç bölümünde bulunur – beyin, sindirim sistemi astarı ve kan trombositleri. Serotonin sağlıklı bir ruh halini korumada kilit rol oynayan ve “mutluluk hormonu” olarak da adlandırılan hayati bir nörotransmitterdir.

Düşük enerjili hissettiğimizde, genellikle şeker gibi işlenmiş karbonhidratlar tüketmeye eğilimliyiz. Çikolata, kek, bol şeker içeren diğer besinler hızla serotonin artışı sağlar ve ruh halimizi düzenlemeye yardımcı olur. Ancak, bu his kısa sürelidir ve en nihayetinde öncekinden daha kötü hissetmeye neden olarak serotonin çöküşü yaratır. Serotoninin azalması ise anksiyete ve depresyonu tetikler.

Geçici olarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlasa da, aslında rafine şeker depresyonu tetikler!

Şeker ve Depresyon İlişkisi

İhtiyacından çok daha fazla şeker vücuda yüklediğinizde sonuçları sarsıcı olabilir!

Kan şekerindeki ani değişimler önce beyni, ardından sindirim sistemini ve en nihayetinde tüm beden sağlığını olumsuz etkileyerek kalıcı problemlere dahi neden olabilir. Çünkü, şeker aldığınız ilk anlarda kan şekerindeki yükselme bir müddet daha iyi ve enerjik hissetmenizi sağlarken, bir süre sonra devreye giren hormonlar kan şekerinin dibe vurmasına ve dolayısıyla beyin fonksiyonlarının zarar görmesine neden olarak daha yorgun, halsiz, bitkin hissetmenizle sonuçlanır. Devamlı rafine şeker ve şekerli gıdaların tüketimi ise uzun vadede sürekli baş ağrısı, sindirim sorunları, cilt problemleri, obezite, konsantrasyon eksikliği, zayıf hafıza ve depresyon gibi çeşitli sorunlarla karşılaşmanıza neden olur.

İnsülin ve kan şekerinde dengesizlik yaratmasının yanı sıra, rafine karbonhidratlar ve şeker iyi bir ruh hali için ihtiyacımız olan B vitamini rezervlerimizi de tüketir.

 

Fast food ve hazır unlu mamuller yoğun miktarda rafine şeker içeren rafine karbonhidratlardır. Bunların sık tüketimi, depresyon riskini % 38’e kadar artırabilir.

 

Şeker ve depresyon ilişkisine dair araştırmalar hala sürmekle beraber, aşırı şeker alımının çeşitli metabolik, enflamatuar ve nörobiyolojik süreçleri bozabileceğini ve bu etkilerin çoğunun depresyona yol açabileceğini, bu nedenle sağlıklı bir yaşam için şeker tüketimine dikkat etmeniz gerektiğini unutmayın! Büyük bir kısmı lifli besinler, tam tahıllılar, sebze ve meyvelerden oluşan ve rafine karbonhidratlar içermeyen bir beslenme tarzı depresyondan korunmanıza yardımcı olabilecek en iyi önlemlerdendir.

Ayrıca okuyun- Beslenme Şeklimiz Duygularımızı ve Davranışlarımızı Etkiler mi?

7 Yorum

  1. Şeker depresyon ilişkisini bilmiyordum ama şekerin tüm hastalıkların kaynağı olduğu kesin. Bırakalı yıllar oldu çok daha sağlıklıyım şimdi. Arada insanın canı ister tabii ama sürekli şeker tüketmek hiç doğru değil. Yine çok güzel bilgiler vermişsiniz. Teşekkürler.

  2. Maalesef anlık mutluluk için şekeri fazlasıyla tüketenlerdenim. Şeker ve Depresyon İlişkisi hakkındaki bilgiler için teşekkür ederim. Sanırım biraz daha dikkat etmem gerekiyor .

  3. Tatlı delisiyim. Ve sonuç! Sadece kilo almak değil, dediğiniz gibi depresif bi hal oluyor zaman içinde. Yorgun, bitkin ve bıkkın hissediyorsunuz. Ama daha da kötüsü var. Fibromiyalji hastasıyım. Şekerin ağrılarımı ciddi arttırdığını farkettim. Bir aydır hayatımdan çıkardım. Şimdiden çok daha iyi hissediyorum. Çok güzel bir yazı olmuş. Doğru yolda oluduğumu bi kez daha hatırlattı bana. Elinize sağlık.

  4. Şeker ve ve depresyon ilişkisini çok güzel anlatmışsınız fazla şekerli ürünler tükettiğimde neredeyse yazdıklarınızın hepsi oluyor ciltte sıkıntılar vücutta halsizlik ve illtihaplanma ve halsizlik gibi ben son bir kaç yıldır özellikle şekerli ve asitli içecekleri bıraktım çayda yarım şekere düşürdüm şükür daha iyi hissediyorum arada çikolatayı biraz kaçırıyorum ona da daha çok dikkat edicem dediğiniz gibi meyve ve sebzelerden gerekli şekeri alıyoruz zaten belki arada bir de ufak bir tatlı şeker işi tamamlanıyor teşekkürler.

  5. Şekerli gıdalar kesinlikle depresyonla yakın ilişkili, o yüzden evde kaldığımız şu günlerde işlenmiş şekerli ürünlerden biraz uzak durmak iyi olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı