Sedef Hastalığı (Psoriasis) Nedenleri ve Risk Faktörleri

Konuk Yazarımız Sedef Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gerekenleri Paylaştı

Psoriasis yani sedef hastalığı, bir zamanlar egzama gibi dermatolojik bir durum olarak düşünülmekteydi ama aslında romatoid artrit ve lupus ile daha yakından ilişkili otoimmün bir hastalıktır. Otoimmün hastalıklarda, vücut hücreleri herhangi bir sebepten dolayı kendi kendine saldırmaya başlar. Psoriasis ile saldırının birincil hedefi, epidermis olarak bilinen cildin dış katmanındaki hücrelerdir. Bu saldırı sonucunda deri üstünde plak denilen kuru, kırmızı, pullu yamalar oluşur. Bağışıklık sisteminin bu şekilde arızalanmasına neyin neden olduğu tam olarak belirlenmemiş olsa da, genetik ve çevresel faktörlerin her ikisinin de sedef hastalığında etkisi olduğuna inanılıyor.

Psoriasis (Sedef Hastalığı) Nedenleri

Sedef hastalığı, iltihaplanma ile karakterizedir. Enflamasyon, T hücresi adı verilen bir beyaz kan hücresi türünün, vücutta bir yerde hastalığa neden olan bir mikroorganizmayı (patojen olarak adlandırılır) tespit ettiğinde başlar. Patojen tespit edildiğinde, T-hücresi etkilenen dokuya taşınır ve tümör nekroz faktörü (TNF) olarak bilinen enflamatuar bir proteini salgılar.

Sedef hastalığıyla, T-hücreleri aniden ve anlaşılmaz şekilde epidermise taşınır ve TNF’yi vücut saldırı altındaymış gibi salgılar. Bundan sonra oluşan enflamasyonun, epidermisin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan keratinositler olarak bilinen cilt hücrelerinin hiper üretimini uyardığına inanılmaktadır.

Hızlandırılmış keratinosit üretimi, hücrelerin stratum corneum denilen epidermis koruyucu dış tabakadan geçmesine ve kuru, pullu plakların oluşumuna yol açmasına neden olur. Hastalığın daha az yaygın olan diğer formları, irin dolgulu kabarcıkların (püstüler sedef) veya cilt kıvrımlarında (ters sedef) nemli lezyonların gelişimini tetikler.

1. Genetik Faktörler

Genetiğin psoriazis gelişiminde merkezi bir rol oynadığına inanılmaktadır. Kesin bağlantı henüz kurulamamış olsa da, bilim adamları bir kişinin hastalık riskini artıran 25’ten fazla genetik mutasyon tespit etmişlerdir. Bunların arasında, CARD14 olarak bilinen bir mutasyonun, plak, püstüler psoriasis ve psoriatik artrit olarak bilinen ilişkili bir hastalıkla kuvvetli bir şekilde bağlantılı olduğu düşünülüyor.

Sedef hastalığında genetik faktörlerin etkisi yüksektir ve bu durum ikizler üzerinde yapılan çalışmalarla da kanıtlanmıştır.

2. Risk Faktörlerinin Varlığı

Her ne kadar genetik sedef hastalığında yatkınlık oluştursa da, bir mutasyona (CARD14 mutasyonuna bile) sahip olmanız kesinlikle sedef hastalığına yakalanacağınız anlamına gelmez. Hastalığın gelişmesi için, bilim adamları hastalığı aktive eden çevresel bir tetikleyici gerektiğine inanmaktadır.

Bu, kısmen akut bir olayı (parlama olarak da bilinir) tetiklediği bilinen çeşitli koşullar ile kanıtlanır. Bunlar, diğer şeylerin yanı sıra enfeksiyonlar, cilt travması, obezite ve ilaçları içerir.

3. Enfeksiyonlar

Herhangi bir enfeksiyon tipi sedef hastalığının ortaya çıkmasına veya alevlenmesine neden olabilir. Bu özellikle hemen hemen her zaman bir enfeksiyondan, özellikle de streptekok enfeksiyonundan sonra gelen bir çeşit sedef hastalığı için geçerlidir. Bu tür sedef hastalığı ikinci en sık görülen psöriasis türüdür ve çocuklarda yetişkinlerden daha sık rastlanır. Plak oluşturan sedef hastalığının aksine, enfeksiyon sonrası sedef hastalığı küçük, pembe, gözyaşı damlası şeklindeki lezyonlarla karakterizedir.

HIV, sedef hastalığı ile sıkça ilişkilendirilen başka bir enfeksiyondur. HIV’li insanlar genel popülasyondaki insanlardan daha fazla sedef hastalığı yaşar ve hastalığın şiddeti çok daha kötü olma eğilimindedir. Bu, HIV’in zaten işlevsiz bir bağışıklık sistemini daha da baskılaması nedeniyle şaşırtıcı değildir.

4. Cilt Travması

Derideki herhangi bir travma (kesik, kazıma, cerrahi yara, dövme, yanma veya güneş yanığı dahil) potansiyel olarak hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Bu durum, bir travma çizgisi boyunca meydana gelen Koebner Fenomeni olarak bilinir.

Bilim adamları bunun neden olduğunu tam olarak anlayamamıştır. Ancak, enflamatuar proteinlerin, (sitokinler) enflamatuar bir yanıtı teşvik eden otoimmün antikorları (otoantikorlar) aktive ettiğinden şüphelenilmektedir.

5. Obezite

Yapılan araştırmalar obezitenin sedef hastalığı için önemli bir risk faktörü olduğu göstermiştir. Adipoz (yağ depolayan) hücrelerinin aşırı birikiminin sitokinlerin üretimini uyardığı bilinmektedir. Bu cevap, bir kişinin vücut kitle indeksindeki (BMI) artışlarla yakından ilişkilidir.

Bir noktada, obezitenin neden olduğu iltihabın, sedef hastalığı semptomlarının patlak vermesine yol açabileceğine inanılmaktadır. Bu, genellikle deri kıvrımlarında (koltuk altı, memelerin altındakiler, kalçalar arasında, kasıkta ya da karın kıvrımlarında) sedef hastalığı şeklinde ortaya çıkar. Bunlar sadece yağ hücrelerinin en fazla biriktiği bölgeler değil, aynı zamanda ciltte sürtme ve sürtünmeye neden olabilecek yerlerdir.

6. İlaçlar

Bazı ilaçlar sedef hastalığı semptomlarını tetikleyebilir. Bu ilaçlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Beta-bloker ve ACE inhibitörleri dahil olmak üzere yüksek tansiyon ilaçları
  • Bipolar bozukluk tedavisi için öngörülen lityum
  • Plaquenil (hidroksiklorokin) ve Aralen (klorokin) gibi bazı hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar
  • Genellikle hepatit C tedavisinde kullanılan interferonlar
  • Nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar (NSAID’ler)
  • Terbinafin gibi bir antifungal ilaçlar
  • Tetrasiklin antibiyotikler
  • Remicade (infliximab), Humira (adalimumab) ve Enbrel (etanercept) dahil olmak üzere otoimmün bozuklukları tedavi etmek için kullanılan tümör nekroz faktörü-a (TNF-a) inhibitörleri

7. Sigara

Sigaranın genel sağlığınıza ne kadar zararlı olduğu göz önüne alındığında, sedef hastalığı riskini de arttırması şaşırtıcı değildir. Aslında, Psoriasis dergisinde yayınlanan araştırmalar, günlük içtiğiniz miktarın yeni veya tekrarlayan belirtiler için riskle doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir.

8. Stres

Stresin bağışıklık sistemi üzerinde çok büyük bir etkisi vardır ve sedef hastalığının gelişiminde önemli bir rol oynayabilir. Fiziksel stres de (örneğin ameliyat veya doğum) sedef hastalığı için yaygın bir tetikleyicidir.

Stres tamamen önlenemese de, düzenli egzersiz, yoga, meditasyon ve derin nefes alma egzersizleri dahil olmak üzere stres kontrolü için uygulayabileceğiniz yöntemler mevcut.

Konuk Yazar⇓

Yazar Hakkında: Tıp fakültesi öğrencisi ve blog yazarı
Fizyolojik Tıbbi Bilgiler-Sağlık Dünyam/İnsan vücudu ile ilgili merak edilen bilgiler ve tıp öğrencileri için faydalı konular bu blogda.

6 Yorum

  1. Evet egzama ile bir tutanlar da var. Bu yazı çok ufuk açıcı ve çözüm önerileriyle dolu. Çok teşekkürler. Sağlık dünyam siten de çok güzel.

    1. Bir tıp öğrencisi olan konuk yazarımızın kaleminden detaylı bir makale. Onun adına teşekkür ederim 🙂 Sevgiler.

  2. sedef tedavisi olmayan bir cilt hastalıgı olarak biliyorum butur rahatsızlıklar insanı psikolojik olarak etkiliyor. kendimden biliyorum.

    1. Şimdilik belli bir tedavisi yok gibi görünüyor ama nedenleri tam olarak anlaşıldığında sedefi tamamen iyileştirecek uygulamalar bulunacaktır. Bu konuda çok fazla araştırma yapılıyor ve en azından şimdilik semptomları ciddi anlamda hafifleten modern tıp seçenekleri ve alternatif uygulamalar mevcut. Çok geçmiş olsun. Yorum için teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı