Johari Penceresi Nedir, Nasıl Uygulanır, Ne İşe Yarar?

Bireyler arasında öz farkındalığı ve kişisel gelişimi geliştirmek önemlidir. ‘Johari Penceresi‘, bir gruptaki üyeler arasında iletişimi anlama ve geliştirme görevini gerçekleştirmek için kullanılan etkili bir yöntemdir. 

İletişim yaşamın en önemli parçasıdır. Konuşabilmek, anlaşabilmek ve birlikte yaşayabilmek için iletişim kurmak şarttır. İletişim kurabilme yeteneğimiz kadar aktif yaşarız hayatı.

Sağlıklı iletişim kurmak denince karşımıza johari penceresi modeli çıkıyor. Johari penceresi modeli, bir grubun üyeleri arasındaki iletişimi anlama, ayrıca bireyin başkaları hakkındaki algısını geliştirmek için kullanılan etkili bir yöntemdir.

Johari Penceresi Nedir?

1955 yılında Pisikolog  Joseph Luft (1916-2014) ve Harry Ingham (1916-1995) tarafından ortaya çıkan Johari penceresi, insanların kendileri ve diğerleri arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamaları ve geliştirmelerine yardımcı olan öz-farkındalığı ve karşılıklı algıyı-anlayışı geliştiren etkili bir tekniktir.

Charles Handy,  bunu dört odalı bir johari evi olarak anlatmıştır; pencereye benzediği için johari penceresi olarak adlandırılmıştır. Bu model aynı zamanda öz farkındalığın geri bildirim / açıklama modeli olarak da adlandırılır.

Johari pencere modeli, bireyin başkaları hakkındaki algısını geliştirmek için kullanılır. Bu model iki fikre dayanmaktadır: Güven, sizinle ilgili bilgileri başkalarına açıklayarak ve onların geri bildirimlerinden kendinizi öğrenerek elde edilebilir.

Johari, dört bölmeli ortak bir pencere olarak temsil edilir. Bu bölmelerin ikisi, bireyin kendisini temsil ederken, diğer ikisi, başkaları tarafından bilinmeyen kısmı temsil eder.

Her dört pencere bölmesi, kişisel bilgileri, duyguları, motivasyonu ve bu bilginin kendisi veya başkaları tarafından dört bakış açısından bilinip bilinmediğini belirtir.

Johari Penceresi Modeli Bileşenleri

Johari Penceresi Nedir?
Johari Penceresi

Johari, dört bölmeli ortak bir pencere olarak temsil edilir.  Sosyalleşme yoluyla elde edilebilecek karşılıklı güven ve grubun diğer üyelerinden alınan geri bildirimler sonucunda bilgi bir bölmeden diğerine aktarılır.

1. Açık alan (öz-alan veya arena)

Kişinin kendisinin de başkalarının da bildiği alandır. Dışarıya açık olan şeyleri kapsar. Burada kişinin tutumları, davranışları, duyguları, becerileri ve görüşleri hakkındaki bilgiler kişi tarafından olduğu kadar başkaları tarafından da bilinecektir.

Bu alanın geniş olması her zaman daha iyidir. Açık alan, esas olarak tüm iletişimin gerçekleştiği alandır ve alan büyüdükçe ilişki daha etkin ve dinamik hale gelir.

Geri bildirim talebi‘, başka bir kişiden gelen geri bildirimi anlayarak ve dinleyerek gerçekleşen bir süreçtir. Bu yolla açık alan yatay olarak artırılarak kör nokta azaltılabilir. Arenanın boyutu da aşağıya doğru artırılabilir ve böylece kişinin duygularını başkasına ifşa ederek gizli ve bilinmeyen alanlar küçültülebilir.

Bu arenada tüm iletişim iki yönlü bir süreçle gerçekleşir. Öyle ki kişi kendisi hakkında başkalarıyla sosyalleşir ve grubun diğer üyelerinden sürekli geri bildirim alır. Sonuç olarak, grup daha etkili hale gelir ve bu gruptaki ilişki çok dinamiktir.

Bu alanı geniş olan insanlar iletişim ustası olmakla beraber takım oyunlarına da yatkındır. Kişiler rahat,  özgüvenli,  doğal,  duygusal yetileri gelişmiş, duygusal zekaları yüksek, paylaşımcı, iletişim ve empati yetenekleri gelişmiş, açık ve geniş fikirli, farklılığa açık kişilerdir.

2. Kör alan (Kör benlik)

Kişinin kendisinin bilmediği fakat diğerleri tarafından bilinen özelliklerini kapsayan alandır. Kaygı, korku ve kıskançlık gibi duygular burada yer alabildiği gibi bu alanın geniş olması, kişinin savunmacı, benmerkezci, tek yönlü iletişimi tercih eden, eleştirilere kapalı ve şüpheci olması anlamındadır.

Basit bir ifadeyle, diğer insanlar kişiliğinizi beklediğinizden farklı yorumlayabilir. Etkili iletişim için bu alan küçültülmelidir. Bunu yapmanın en iyi yolu, gruptaki diğer üyelerden aldığınız geri bildirimlerdir.

Bu alanın geniş olması iletişimde engeldir. Kör alanı geniş olan kişiler için karşılarındaki insanların duyguları, düşünceleri önemli değildir ve duygusal yeterlilikleri sınırlıdır. Bu noktada, başkalarından geri bildirim alarak verimli bir iletişim için kör nokta azaltılabilir.

3. Gizli alan

Kişinin kendisi tarafından bilinen ancak başkalarından saklanan, ifşa edilmesi istenmeyen kişisel bilgiler (duygular, geçmiş deneyimler, korkular, sırlar vb.) gizli alandadır. Bazı duygularımızı ve bilgilerimizi ilişkileri etkilediği için gizli tutarız ve bu nedenle bilgileri açık alanlara taşıyarak gizli alan azaltılmalıdır.

Gizli alanı geniş olan insanlar kendileri ile ilgili bir çok şeyi başkalarından saklar, paylaşıma kapalıdırlar ve içe kapanık bir yapıları vardır.

4. Bilinmeyen alan

Kişinin hem kendisinin hem diğerlerinin farkında olmadığı özelliklerinin (hisler, yetenekler, bilgiler vb.) olduğu kısım bilinmeyen alandır. Bu alanın bilinçaltı veya bilinçdışı bilgileri içerdiği söylendiği gibi rüyalar da bu alana girmektedir.

Bilinmeyen alanın çeşitli biçimleri vardır; bilinç yüzeyine oldukça yakın olan olumlu ve yararlı duygular, davranışlar, tutumlar ve yetenekler olabileceği gibi bireyin bilincinin daha derinlerinde duygu ve davranışlarını farklı şekillerde veya derecelerde etkileyen bir bilinmeyen alan da bulunabilir.

Geniş bilinmeyen alanlar genellikle deneyim veya özgüven eksikliği olan insanlarda görülür.

Bilinmeyen alanı kapsayan örnekler genel olarak şu şekildedir;

  • Fırsat, teşvik, güven veya eğitim eksikliği nedeniyle varlığından bihaber olunan yetenek.
  • Kişinin sahip olduğu fakat bunun farkında olmadığı bir yetenek.
  • Bireyin henüz farkında olmadığı korkuları, zaafları.
  • Bastırılmış ve bilinç altına itilmiş duygular…

Bilinmeyen alanın açığa çıkarılması johari penceresi teknikleri kullanılarak mümkün olabilir. Ancak, bilinmeyen bölge, biçimlendirici olaylara ve travmatik geçmiş deneyimlere dayanan, bir ömür boyu bilinmeyen olarak kalabilen (veya kalması gereken) bilinçaltı duygular olabilir.

Bu nedenle, Johari Penceresinin, klinik nitelikteki sorunları ele almak için kullanılması bazı durumlarda sakıncalı olabilir.

Kendinize Johari penceresinden bakmak ister misiniz? Öyleyse buradaki Johari Pencere testi ile başlayın!

Ayrıca aşağıdaki video da konuyla ilgili daha fazla fikir sahibi olmanıza yardımcı olacaktır.

Johari penceresi, kişilerarası farkındalığın bir modelidir. Öz farkındalığı ve bu sayede başkalarıyla daha iyi çalışabilme yeteneklerimizi geliştirmek için yararlı bir araçtır . Kendimizi nasıl gördüğümüzle başkalarının bizi nasıl gördüğü arasındaki farkları anlamamıza yardımcı olarak çalışır.

Jahori penceresine göre yukarıdaki 4 alan farklılık gösterebilir ve aralarında kaymalar olabilir. Birinde olan farklılık diğerlerini de etkileyebilir. Olumlu ve  sağlıklı iletişim için açık alanın genişlemesi oldukça önemlidir.

Johari Pencere Modeli, davranışlarınızı ve başkalarının duygu ve davranışlarını anlamanıza yardımcı olur; empati ve farkındalığı geliştirir. Başkalarıyla olan ilişkileriniz hakkında size yol gösterebilir ve kendinizi geliştirme fırsatı sunar…

Ayrıca okuyun- Üretkenliğinizi Arttırmak İçin 4 Pratik Yöntem

14 Yorum

  1. Johari penceresini daha önce duymuştum ama ne olduğu konusunda bilgim yoktu. Araştırmadım da açıkcası ama şimdi burada denk gelince okumak istedim .
    Teşekkür ediyorum sayenizde sadece duymaktan kalmayıp yeni bir şey öğrenmiş oldum. Bilinmeyen alanım var mi merak ettim doğrusu ?

    1. Ya da başkalarının net olarak gördüğü ama bizim kabullenemediğimiz özellikler, görmeyi reddettiğimiz özellikler vs. diyebiliriz.

  2. Merhaba. Johari penceresi kavramını daha önce duymuştum. Fakat detayı hakkında pek bir fikrim yoktu açıkçası. Çok bilimsel konular olmasına rağmen gayet açık ve anlaşılır bir üslupla anlatmışsınız. Çok teşekkürler bugün de sayenizde bir şeyler öğrenmiş oldum.

  3. Johari penceresiini daha önce duymamistim ama okuyunca ilgimi çekti. Teşekkürler paylaşım için

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu