Genel SağlıkPsikoloji

Fobi Nedir – Fobiler “İrrasyonel Korkular” ve Tedavi Yöntemleri

Fobi Nedir?

Bir kaygı bozukluğu türü olan fobi, kişinin belli durumlar, nesneler, canlı ya da cansız varlıklar ve ortamlara karşı kapıldığı ileri derecede yoğun ve güçlü bir korku halidir. Yükseklik korkusu, kapalı yer korkusu, uçak ya da araba korkusu, uçan böcekler, örümcekler, yılanlar ve tıbbi iğneler oldukça yaygın fobiler arasındadır. Çoğu fobi çocukluk dönemlerinde gelişirken, daha sonraki yaşlarda da gelişebilir.

Çoğu zaman fobinizin mantıksız olduğunu fark etseniz dahi yine de hislerinizi kontrol edemezsiniz. Korktuğunuz şey hakkında düşünmek bile endişelenmenize sebep olabilir..

Bu deneyim öylesine sinir bozucudur ki, bunun için yaşam tarzınızdan ve daha bir çok şeyden ödün vermek zorunda kalırsınız. Mesela, hayatınızı değiştirecek bir iş teklifi aldınız ve görüşme yapacağınız yere asansörle ulaşmanız gerekiyor. Ancak klostrofobiniz (kapalı yer korkusu) ya da akrofobiniz (yükseklik korkusu) var ve bu yüzden hayatınızın teklifini geri çevirmek zorunda kalıyorsunuz. Yine yükseklik korkunuzdan dolayı, köprülerden geçmek yerine yolunuzu kilometrelerce uzatmak zorunda kalabiliyorsunuz.



Fobiler son derece yaygındır ve bir fobiye sahip olmak delirdiğiniz anlamına gelmez. Fobinizi tanımak ve anlamak, onu aşmanın ilk adımıdır. Ayrıca ne kadar kontrolden çıkmış olursa olsun fobiler tedavi edilebilir ve tedavi yöntemleriyle endişelerinizi, korkularınızı aşabilirsiniz.

Normal korkular – Fobiler “İrrasyonel Korkular”

Tehlikeli durumlar söz konusu olduğunda korkmak son derece normal hatta yararlıdır. Korku dürtüsü genellikle koruyucu bir amaca hizmet eder. Fakat fobiler söz konusu olduğunda, ortada tehdit yokken bile abartılı davranışlar ve hisler belirir. Hırıltılı ve saldırgan görünen bir köpekten korkmak normaldir ancak köpek fobisi olanlar tasmalı ve dost canlısı bir kanişi gördüğünde bile dehşete kapılabilir. Böyle bir korku irrasyonel yani mantıksız, akıl dışı bir korkudur.

Çocukların korkuları;

Çocukların korkularının çoğu doğaldır ve belirli yaşlarda neredeyse tüm çocuklarda görülen bir durumdur. Küçük bir çocuğun karanlıktan korkması ve uyurken ışığın açık kalmasını istemesi bir fobisi olduğu anlamına gelmez. Bu korku genellikle büyüdükçe kurtulacağı bir korkudur.

Aşağıdaki korkular belli yaşlarda oldukça yaygındır ve normal korkular olarak kabul edilir;

  • 0-2 yaş: Yüksek sesler, büyük nesneler, anne-babadan ayrılma, yabancılar.
  • 3-6 yaş: Karanlık, yalnız kalma, hayalet, canavar, tuhaf sesler.
  • 7-16 yaş: Okul performansı, doğal afetler, hastalık, yaralanma (bu yaş grubunun korkuları daha gerçekçi korkular olur.)



Eğer çocuğunuzun korkuları günlük yaşantısını etkilemiyor ve ciddi problemler gözlemlemiyorsanız endişe etmenize gerek yok. Öte yandan, bu korkular çocuğunuzun sosyal faaliyetlerine, uyku düzenine ya da okul performansına olumsuz etki ediyorsa bir uzmanla görüşmeyi düşünebilirsiniz.

Yaygın Fobi Türleri

Genel olarak 3 fobi türü vardır: Özgül fobiler, Sosyal fobi ve Agorafobi.

1. Özgül Fobiler : Bu fobi türünde korku özgül durumlar ve nesneler söz konusu olduğunda ortaya çıkan korkudur. Korkuya sebep olan durumlar ve nesnelerle karşılaşılmadığı sürece hastada herhangi bir rahatsızlık belirtisi görülmez. Ancak korkuya sebep olan nesne ve durumlarla karşılaşıldığında anormal derecede panik ve korku belirir.

Özgül fobiler şunları içerir:

  • Hayvan fobisi (yılan, örümcek, köpek, kemirgenler gibi)
  • Doğal çevre korkusu, fırtınalar, seller, karanlık vs.
  • Durumsal fobiler-belirli bir durumun tetiklediği korkular (kapalı alanlar, yükseklik vs.)
  • Kan-enjeksiyon fobileri ( yaralanma, iğneler ve diğer tıbbi prosedürlerden korkma)

Yukarıdaki dört kategoriye girmeyen bazı fobiler de vardır. Bunlar palyaço korkusu, boğulma korkusu, ölümcül bir hastalığa yakalanma korkusu gibi aslında tek tek detaylandırılamayacak kadar fazla özgül fobi türü vardır. Amerikalı uzman psikiyatrlar 65 bin farklı tür fobinin olduğunu saptamışlardır.

2. Sosyal Anksiyete-Sosyal Fobi : Sosyal anksiyete bozukluğu ya da yaygın adıyla sosyal fobi, başkaları tarafından yargılanma, sosyal ortamlarda mahcup olma ya da küçük düşme düşüncesinin belirgin bir biçimde korkuya dönüştüğü bir kaygı bozukluğudur. Sosyal fobisi olan bireyin, nasıl görüneceğine ve başkalarının ne düşüneceğine dair endişeleri, sosyal ortamlardan kaçınmalarına sebep olur. Sosyal fobi en sık görülen psikiyatrik hastalıklardandır ve ülkemizde üniversite öğrencileriyle yapılan araştırmada, öğrencilerin %24’ünün bu sorunla karşı karşıya olduğu saptanmıştır.



Toplum içinde konuşma korkusu da bir çeşit sosyal fobidir. Yanı sıra sosyal fobi ile ilişkili diğer korkular-kaygılar arasında kamuya açık alanlarda yemek yeme kaygısı, sınavlar, kalabalık toplantı ya da partiler, yabancılarla konuşma ve sınıfta ya da başka kalabalık ortamlarda çağrılma gibi korkular sayılabilir.

3. Agorafobi : Agorafobi açık alan korkusu olarak bilinse de daha sonra yapılan araştırmalara göre agorafobinin bir panik atak komplikasyonu olarak geliştiği düşünülüyor. Agorafobikler zamanla kendilerini tamamen toplumdan soyutlarlar ve bu durum beraberinde ciddi çöküntüler ve travmalar yaratabilir.

Fobi Belirtileri Nelerdir?

Bir fobinin belirtileri, hafif endişe ve kaygılardan tam bir panik atağa kadar değişebilir. Tipik olarak, sizi korkutan şeye ne kadar yaklaşırsanız korkunuz da o kadar büyür.

Aşağıdaki durumlardan en az biri hayatınızı ciddi anlamda olumsuz etkileyecek düzeydeyse bir tür fobiniz olma ihtimali yüksektir:

  • Belli bir nesne ile karşılaşma korkusu (canlı ya da cansız)
  • Evden çıkma korkusu
  • Metrodan, tünel ve köprülerden korkmak
  • sinema, asansör ve diğer kapalı yerlerde bulunmaktan korkmak
  • Kalabalık ortamlardan kaçmak
  • Yalnız kalmaktan korkmak vb.



Bir fobinin fiziksel ve duygusal semptomları şunlardır:

  • Solunum güçlüğü
  • Göğüs ağrısı
  • Kalp çarpıntısı
  • Titreme
  • Baş dönmesi
  • vücutta karıncalanma hissi
  • mide bulantısı
  • terleme
  • Aşırı endişe ve panik
  • kontrolünü kaybetme ve gerçeklerden kopma
  • bayılacak ya da ölecek gibi hissetme
  • aşırı tepki verdiğinin farkında olmak ancak korkuyu kontrol etme konusunda kendini zayıf hissetmek.

Fobiler için ne zaman yardım almak gerekir?

Fobiler her zaman ciddi sıkıntılara sebep olmaz ve yaşamınızı önemli ölçüde etkilemez. Şöyle ki, bir yılan fobiniz varsa ve günlük hayatta yılanla karşılaşma ihtimaliniz yok denecek kadar düşükse bu fobi yaşamınızı pek etkilemeyecektir. Öte yandan sosyal fobiniz ya da kalabalık alanlara karşı ciddi bir fobiniz varsa, büyük şehirlerde yaşamak sizin için büyük bir sorun haline dönüşebilir.



Sahip olduğunuz fobi hayatınızı pek etkilemiyorsa, muhtemelen endişelenmenize gerek yoktur. Ancak, fobinizi tetikleyen her ne ise bundan sürekli kaçmaya çalışıyor, sürekli bir kaygı ile başa çıkmaya çalışmak zorunda hissediyorsanız ve hayatınız bu fobi ile zorlaşmaya başladıysa, yardım isteme zamanı gelmiş demektir.

Aşağıdaki durumlar söz konusuysa bir uzmanla görüşmelisiniz:

  • Yoğun ve yaşamınızı engelleyen korku, endişe ve panik yaşıyorsanız.
  • Korkunuzun aşırı ve mantıksız olduğunun farkında olup yine de duygularınızı engelleyemiyorsanız,
  • Fobinizden dolayı kendinizi sosyal ortamlardan soyutluyorsanız.
  • Fobiniz günlük rutininizi engelliyor ve ciddi problemler yaratıyorsa
  • En az 6 aydır bu fobiyle başa çıkmaya çalışmış ve kurtulamamışsanız .

Fobiler Nasıl Tedavi Edilir?

Fobilerin tedavisi için kullanılan sistematik duyarsızlaştırma yöntemi, bilişsel davranışçı terapi ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Pek çok fobi ve korku türü vardır ve bunların tedavi şekli genellikle benzerlik göstermektedir. Tanıdan sonra gerekli görüldüğü takdirde ilaçlı tedavi uygulanır. Psikoterapinin temel amacı bireyin korkularından tamamen arınması ve artık hiçbir sebeple o şeye karşı korku duymamasıdır.

Fobisi olanlar genellikle korktukları nesne ya da durumla ilgili geçmişte kötü bir deneyime maruz kalmış olanlardır. Ancak bu her fobisi olan için geçerli değildir. Çocukluk döneminde yaşanmış bir travma yıllar sonra bir bir şeyin tetiklemesiyle fobi olarak kendini gösterebilir. Yani bilinçaltına atılan olay ilerleyen dönemlerde alakasız bir şeye karşı fobiye dönüşebilir.

Tedavi sürecinde önce korkunun ortaya çıkmasına sebep olan travma tespit edilir ve beynin bu korkulara karşı duyarsızlaşması sağlanır.



Fobilerin tedavisinde uygulanan duyarsızlaştırma yönteminin adı EMDR ‘dir. Bunu Türkçe açılımı şöyledir “Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme.” Bu yaklaşım psikoterapide güçlü ve fobi tedavisinde en etkili yöntemdir. Şu ana kadar bu yöntem ile 2 milyona yakın kişinin farklı türlerde fobi ve diğer psikolojik problemler tedavi edilmiş, bu tedavilerden büyük bir başarı sağlanmıştır.

Kendi kendine yardım ve korkuların üzerine gitmek

Kendi kendine yardım terapisi, fobi tedavisinde büyük ölçüde etkili olabilir. Kendiniz için bir şeyler yapmak, kontrolü ele aldığınız hissi uyandıracak ve fobiler, korkular söz konusu olduğunda bu kontrol duygusu çok yol kat etmenizi sağlayacaktır. Ancak fobiler kontrol edilemeyen kaygı ve panik atakları tetikleyecek kadar şiddetli ise mutlaka ek destek almak gerekir.

Korkulan şeyden kaçınmak oldukça doğal bir durumdur ancak, fobiler söz konusu olduğunda korkularınızla yüzleşmek doğru anahtar olabilir. Kaçmak-kaçınmak kısa vadede iyi hissetmenizi sağlasa da, fobilerinizin aslında düşündüğünüz kadar korkutucu ve ezici olmadığını anlamanızı engeller. Bu şekilde devam ettiğiniz sürece korkularınızla nasıl başa çıkacağınızı öğrenme ve durum üzerindeki kontrolünüzün neler kazandıracağını deneyimleme şansınız olmaz. Bunun sonucunda ise korku ve fobileriniz artarak devam eder, zamanla hayatınız daha da zorlaşır.



Bir fobinin üstesinden gelmenin en etkili yolu, kontrollü bir şekilde korktuğunuz şeye kademeli ve tekrar tekrar maruz kalmanızdır.Korkularınızla yüzleşmenizi sağlayan bu tekrarlanan deneyimlerle, en kötüsünün gerçekleşmeyeceğini anlamaya başlayacaksınız. Her defasında biraz daha güvenli hissedecek ve hayatınızın kontrolünü sağlamaya başladığınız hissi sizi daha güçlü kılacak, siz güçlendikçe fobiler gücünü kaybetmeye başlayacak.

Korkularla yüzleşirken elbette rahatsız ve endişeli hissedeceksiniz, ancak bu hislerin geçici olduğunu bilin. Endişeleriniz arttıkça rahatsız edici fiziksel semptomlar belirebilir. Kendinizi hızlı bir şekilde rahatlatmayı öğrenmelisiniz. Rahatlamanın en etkili ve hızlı yolu doğru nefes alma tekniklerini bilmektir (Doğru Nefes Alma Teknikleri | Nasıl Nefes Aldığınızı Test Edin) Bunu başardığınızda kendinize güveniniz ve inancınız artacaktır.

Fobilerin yarattığı olumsuz düşüncelere meydan okuyun!

Fobileri tetikleyen endişeli düşünceler genellikle gerçekçi değildir. Bu olumsuz düşünceleri not ederek fobilerinize meydan okumaya başlayabilirsiniz. Fobileri tetikleyen olumsuz düşünceler çoğunlukla şu şekilde kategorize edilir:

Sürekli olumsuz olmak: – “Bu köprü yıkılacak”, “Asansörün kapısı kapandığında boğulurum”, “bunu yaparsam kesinlikle kendime zarar veririm”, “kaybeden olacağım” vb. gibi.




Genellemek: ” Bu köpek bana hırladı, bütün köpekler tehlikeli” vb. gibi.

Felaket senaryoları düşünmek: Pilot, türbülanstan bahsetti, uçak düşecek!” Yanımda oturan kişi öksürdü, ya domuz gribi olduysa. Kesin bana bulaştı ve hastalanacağım.” vb. gibi

Bu olumsuz düşünceleri not ettikten sonra bir değerlendirme yapın (tabi yukarıdakiler sadece örnek. Siz kendi fobi ya da fobileriniz üzerinden değerlendirin.) Başlamak için aşağıdaki örnekten yola çıkabilirsiniz:

— Olumsuz düşünce: “Asansör bozulacak ve buradan çıkamayıp boğulacağım.” Bu düşüncenin üstesinden gelmek için şöyle bir mantık yolu izleyin;

” Pek çok insan asansör kullanıyor ve bozulan asansörde boğulan kimse olmadı.”

“Şimdiye kadar hiç bozulan bir asansörde bulunmadım.”

“Asansörlerde hava menfezleri var.”



Peki, diyelim ki korktuğunuz şey başınıza geldi ve asansör bozuldu. Şu durumda ne yapılabilir? Fobilerinizle karşı karşıya kaldığınızda kendinize pozitif telkinlerde bulunmayı öğrenmeniz oldukça faydalı olacaktır.

Örneğin;

— “Asansörde bir alarm düğmesi var ve buna basınca kısa sürede yardım gelecektir.”

— “Ayrıca, asansörün bozulacağını, düşeceğini gösteren olumsuz bir durum yok ortada.”

— “Daha önce yine böyle hissetmiştim ama korkunç bir şey olmamıştı.”

— “Pek çok kez uçakla uçtum ve hiç düşmedi. İstatistiksel olarak uçak en güvenli yolculuk seçeneğidir.”

— ” Eğer korkuya kapılır ve panik atak geçirirsem, nefes alış verişimi düzenleyerek ve bu durumun geçeceğini düşünerek kendimi rahatlatabilirim.”

BU YAZIYI PAYLAŞ!

Bunlar da ilgini çekebilir!

Etiketler

1 Yorum

  1. Harika bir yazı
    Cok güzel bir konuya değinmişsiniz ve de cok güzel açıklamışsınız kaleminize sağlık
    Sevgiler 💞💞

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapalı
Kapalı