ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) Hastalığı Nedir?

ALS hızla ilerleyen ve sinir hücrelerinin kontrol ettiği istemli kaslarda görülen istisnasız ölümcül bir nörolojik hastalıktır. ALS hastalığı, motor nöronların kademeli dejenerasyonu sonucu ölümle sonuçlanan motor nöron hastalıklarından birisidir.

Motor nöronlar beyin, uç beyin ve omurilikte bulunan, sinir sistemi ile vücudun istemli kasları arasında iletişimi sağlayan hayati kontrol sistemine hizmet eden sinir hücreleridir. Beyindeki motor nöronlardan(üst motor nöronlar) gönderilen mesajlar önce omurilikteki motor nöronlara(alt motor nöronlar), oradan da belirli kaslara iletilir. ALS hastalığında üst motor nöronlar ve alt motor nöronlar önce dejenere olur, sonra da ölür.
Motor nöronlar fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediklerinde, kaslar yavaş yavaş zayıflar ve daha sonra kaslarda göz görülür seğirmeler meydana gelir. Son olarak beyin istemli kaslar üzerindeki kontrolünü tamamen kaybeder.

ALS Belirtileri

ALS belirtileri başlangıçta göz ardı edilen çok küçük belirtiler olabilir. ALS’nin erken belirtileri arasında
• kaslarda seğirme,
• kramp,
• kaslarda sertleşme,
• bacak ve kol kaslarında zayıflama,
• çiğneme ve yutma güçlüğü
yer almaktadır.

ALS vücudun birçok uzvunun hareket kabiliyetini etkiler. Hasta zamanla kollarını, bacaklarını ve vücudunu hareket ettiremez hale gelir.

ALS Hastalığı Nedenleri ve Risk Faktörleri

ALS hastalığının nedenleri ve bir grup insan bu hastalığa yakalanırken diğer insanların neden yakalanmadıkları henüz bilinmemektedir. Ancak, kalıtsal olabileceği gibi genlerin mutasyonu, zayıf bağışıklık, sinir hücrelerinde aşırı protein birikimi ve glutamat seviyelerindeki yükselişin bu hastalığı tetikleyebileceği düşünülüyor.

Amerika Birleşik Devletlerinde yaklaşık 20 bin – 30 bin arası ALS hastasının olduğu ve her yıl yaklaşık 5 bin kişiye ALS teşhisi koyulduğu belirtilmiştir. Türkiye’de ise 2 bin – 5 bin arası ALS hastası olduğu tahmin ediliyor. ALS’ye dünya genelinde yakalanan hastaların çoğunda genetik olarak bu hastalığın görüldüğü tespit edilmiştir. Dolayısıyla aile bireylerinden birinde ALS hastalığı görülmüş ise kişinin hastalığa yakalanma riski daha fazla olabiliyor. Bunun yanında ALS hastalığı genellikle 40–60 yaş arası kişilerde görülmekte ancak daha genç ve daha yaşlı kişilerde de hastalık meydana gelebilmektedir. İstatistiklere göre hastalığın erkeklerde görülme riski kadınlara göre daha yüksek.

ALS Teşhisi Nasıl Konulur?

ALS teşhisi kişide görülen belirtilerden ve bir grup test yardımı ile nörologlar tarafından koyulabiliyor. ALS teşhisinde kullanılan testler arasında EMG (Elektromiyografi), NCV (Sinir iletim testi), MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) testleri yer almaktadır.

ALS Hastalığının Tedavisi

ALS hastalığının ne yazık ki henüz bir tedavisi yok. Hastalık için dünya genelinde kullanılan iki ilaç vardır; “Rilutek ve Edaravone ” Rilutek isimli ilacın glutamat salınımını azaltarak motor nöronların hasarını indirgediğine inanılmaktadır. ALS hastaları ile yapılan çalışmalarda, ilacın özellikle yutma güçlüğü çeken ALS hastalarının ömrünü birkaç ay daha uzattığı belirlenmiştir. Bu ilaçların yanı sıra, hastanın rahatlığını sağlamak için fizik tedavi, psikolojik destek, konuşma terapileri ve besin takviyeleri gibi yöntemler de uygulanmaktadır.

Son Güncelleme Tarihi:

Yazıyı Paylaşmayı Unutma!
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!

4 Yorum

  1. ALS hastalığının neden olduğu net belli değil ama çok zor bir hastalık ya. Yazıdaki belirtilerden en önemlisi de yutkunma zorluğu. Bence yapılacak en etkili şey, psikolojik destek.

    1. Evet, psikolojik destek gerçekten çok önemli. Umarım ALS hastaları için, hastalığı atlatmalarına yardımcı olacak tedavi en kısa zamanda bulunur.

  2. Yakın çevremde bir kaç als hastası vardı çektikleri sıkıntıları gördüm Rabbim kimseye bu hastalığı ve hiç bir dert vermesin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı